Bir Mekânın Sessizliği
En çok hatırladığımız mekânlar genellikle en sessiz olanlardır. Sessizlik de tasarlanabilir.
Gürültülü bir mekân yalnızca sesle değil, görsel kalabalıkla da yorar. Çok fazla nesne, çok fazla renk, çok fazla detay — hepsi zihni meşgul eder.
Sessiz bir mekân ise nefes alır. Boş bırakılan bir duvar, sade bir oran ve dikkatle seçilmiş birkaç nesne, gözün dinlenmesine izin verir. Bu sessizlik, boşluk değil; özenle korunan bir alandır.
İlham aldığımız mekânlar — eski bir manastır avlusu, bir ustanın atölyesi, sade bir köy evi — hep bu sessizliği taşır. Onlardan öğrendiğimiz şey, neyin ekleneceği kadar neyin çıkarılacağıdır.